BEKLENTİ
İnsanoğlunun beklentileri asla bitmez. Bir istediği olsa, başka bir şey ister ve bu hep böyle devam eder; başarılı, mutlu, huzurlu ve aileyle beraber güzel bir hayat geçirmek gibi… Biraz daha ayrıntı vermem gerekirse; iyi bir eğitim hayatı, iyi bir iş, iyi bir eş vs.
Peki, beklenti nedir?
Beklenti hiçbir zaman bitmeyen istekler bütünüdür. İnsan her zaman daha fazlasını bekler ve hayatta çoğu zaman beklediklerini alamadığı için de mutsuz olur.
Beklenti kaça ayrılır?
1. Kendine karşı beklenti
2. Başkalarına karşı beklenti
3. Başkalarının senden beklentisi
Kendine karşı beklenti içinde olan insan, kendinin ve olan bitenin farkında olan kişidir. Bu grupta olan kişiler, kendini analiz eder, ihtiyaçlarını tespit eder, kendi potansiyelinin farkında olup kendisini en iyi versiyona taşır. Araştırmacı, ne istediğinin farkında olan mutlu bir bireydir. Bu mutlu bireyler, toplum içinde aile, iş, eş gruplarında başarılı ve doyumlu bir yaşama sahiptirler.
Başkalarına karşı beklenti içinde olanlar, kendilerinin farkında değillerdir. Öncelikleri başkalarıdır ya da benmerkezcidirler. Kaygılıdırlar, korkarlar, şikâyetçidirler, suçlu ararlar, geçmiş ve gelecek arasında sıkışırlar. Sürekli yargılayan negatif kişilerdir. Nihayetinde mutsuz bireylerdir. Toplum içindeki aile, iş, eş gruplarında kendi varlıklarını inşa edemeyen bireylerdir.
Senden beklenti içinde olanların yer aldığı gruba baktığımızda ise onlar için son derece yorucu bir süreçten söz edebiliriz. Karşı tarafı zayıf kılar, kendine güveninden çok sana güven alır. Yalnız kaldığında oldukça savunmasız olur. Ne yapacağını bilemez, her şeyi seninle halledeceğine inanır. Bu beklenti de sende mutsuzsun, yeterli olamayacağını düşünmeye başlarsın, yorulursun ve sonuç olarak bir yerde durmak zorunda kalırsın.
Dostlar, şimdi burada kendimize şu soruları soralım isterim;
• Benim başkasında beklenti içinde olduğum bir durum var mı?
• Bu beklenti bana kendimi nasıl hissettiriyor?
• Bu beklentiyi ben kendim karşılayabiliyor muyum?
• Karşılayamayacağımı düşünüyorsam bunu bana düşündürten nedir?
• Karşılanmamış bir beklentide kendini nasıl hissediyorsun?
Şimdi olaya biraz farklı bir açıdan bakalım,
• Yaşadığınız ortamlarda (ev, iş, çevre vs.) sizden sürekli beklenti içinde olan kimler var?
• Bu kişiler için ne düşünüyorsunuz?
• Sizce karşıdan nasıl görünüyorlar?
• Yaşam içinde kendilerini nasıl konumlandırıyorlar?
• Sizce mutlu bireyler mi, yoksa mutsuzlar mı?
BİREYLERİN PSİKOLOJİSİYLE ETKİLEŞİMİ
Her birey birbirine oranla farklılık gösterir. Bu farklıklar onların düşünüşleri, istekleri, idealleri ve hayalleri üzerinde farklılık göstermesi anlamına da gelmektedir ve bunlar sayesinde beklentilerin oluşması doğaldır. Bu beklentiler olmadığı sürece hayatın öneminin azalması aşikârdır. Bu beklentilerin oluşumu yaşa, zihniyete, eğitim durumuna, ekonomik koşullara, sayamadığım birçok çevresel unsurların etkisiyle şekillenir.
Örnek olarak üniversite okurken bir an önce en iyi mesleğe adım atma ve para kazanmaya başlama güdüsü hâkimken meslek hayatında ise güzel bir yuva ve çocukların refahını sağlama beklentisi oluşmaya meyillidir.
Zaman vesilesiyle beklentilerimiz değişir ve başka bir beklenti edinilir. Bunlar hayatımıza şekil ve yön veren güdüler olarak değerlendirebiliriz.
İnsan yaşamında yapılan eylemlerin hayallerimizi ve beklentilerimizi gerçekleştirmeye yönelik olduğu gereğinden yola çıkarak tüm insanlığın ortak çabasının bu yönde olduğu kanısına varabiliriz. İnsanoğlunun doyumsuz bir canlı olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Karşılanan beklentilerin ötesinde yeni birer beklenti görmek doğaldır. Yeni oluşan beklentilerin karşılığını bulmadığı durumlarda önceki karşılığını bulan beklentilerin önemi göz ardı edilir. Çevrelerindeki insanlardan beklentileri karşılanmadığı zaman ise bu beklentilerin oluşması için doğrudan ya da dolaylı olarak karşı taraftan talepte bulunulur. Bu isteklerin karşılanmadığı durumlarda ise kızgınlık ortaya çıkabilir ve bu öfkeyle başa çıkması zor bir hale gelebilir. Beklentide olan kişide içe çekilme, küsme gibi davranışlar görülebilir. Bazen beklentilerin karşılanmamış olmaması sorun teşkil etmeyebilir ancak yaşanılan hayal kırıklıklarına karşı tarafın sinirlerini anlamamıza olanak sağlar.
İNSAN HAYATINA ETKİSİ NEDİR?
Sonuç olarak bireyler, kendi oluşturdukları beklentiler veya başka bireylerin onlar üzerinde olan beklentilerine ilişkin davranmaya meyillidirler ancak beklentiler olmadan hayal gücü unsurları kullanıma kapalı bir hale dönecektir ve bu beklentiler olmadan yarınımıza, hedeflerimizi belirlememiz zor bir hale bürünecektir.
Hayalperest tutumlardan ziyade kendimize gerçekçi beklentiler edinip bunlar için emek harcamak, insanlar üzerinde bu beklentilerin yıkıcı etkisini hafifletme etkisi gösterebilecektir.
Kendimiz dışında başkalarından (eş, dost, çocuklar, anne, baba…) beklentilerimiz azalttıkça daha huzurlu, daha doyumlu bir yaşam içinde var oluruz.
Beklenti kendinde karşılanmamış bir duygunun başkası tarafından tamamlanmasına ihtiyaç duyulan bir tutumdur.
Sevgili dostum senin için bir soru aşağı bırakıyorum, kendinle sevgiyle, huzur içinde kal…
Yaşamda doyum ve huzur içinde olmak için sence senin kendindeki beklentilerin neler olabilir?
Haydi, gel seninle bu cevaba ulaşmak için yol alalım.
Ne dersin?




